k maraş haber

escort istanbul

istanbul escort

Ona Kral Diyorlardı Michael Joseph Jackson’ın Hayatında bilinmeyenler

Ona Kral Diyorlardı Michael Joseph Jackson’ın Hayatında bilinmeyenler

O 40 yıllık kariyeri boyunca geriye müzikal miras olarak hepsi müzik listelerinde 1 numara olmuş 13 single, tüm dünyada yaklaşık 750 milyonluk rekor albüm satışı, sayısız ödül ve 2 milyar dolarlık servet bıraktı; dahası, dünya müzik tarihine, belki de yüzyıllar boyunca unutulmayacak bir isim ve bir hikaye. Parlak yeteneği, etkileyici ve eşsiz tarzıyla dünyanın dört bir yanındaki insanların kalbini fethetti, popüler kültürün küresel figürü haline geldi. Kendine özgü dansı ise, apayrı bir dans stiline dönüştü. Tüm bu özellikleriyle Jackson, haklı olarak tüm zamanların en başarılı sanatçısı sayıldı. Michael Jackson Guinnes Rekorlar Kitabında ismi en sık geçen sanatçıydı. Aynı gecede 8 Grammy ödülü, aynı yılda 50 ödül, hayatı boyunca aldığı 800’ün üzerinde müzik ödülü rekoru, listelere 1. Sıradan girme, en uzun süre 1. Sırada kalma, en çok satan albüm vs gibi toplam 31 rekor kırmıştır. 7 Temmmuz 2009 günü TV’de canlı yayınlanan anma törenini dünyada 1 milyardan fazla insan canlı izledi. Törene katılmak için ücretsiz 7,500 bilet hayranlarına çekiliş yoluyla dağıtıldı. Dünyanın her yerine anıtlar yapıldı. Onuruna Ay’daki kraterlerden birinin ismi değiştirilerek Michael Jackson Krateri ismini aldı. 25 Haziran 2009 günü, milyonlarca hayranı tarafından beklenen muhteşem dönüşünün yoğun hazırlıkları içindeyken, aşırı dozda aldığı uyku ilacı nedeniyle kalp krizi geçirdi. hizmetler.site Yoğun müdahalelere rağmen kurtarılamayan Pop Kralının ani ölüm haberi, dünyayı sarstı. Michael, ölümünden birkaç gün önce gizemli bir şekilde yakınlarına “Beni öldürmek istiyorlar” demişti. Cenaze töreni sırasında tüm dünya şoktayken, ailesi gayet rahat ve sakindi; hatta bazı görüntülerde gülümsedikleri görülüyordu. Acaba bu ne anlama geliyordu? İddia edildiği gibi tüm bunlar sadece bilinmeyen bir amaç uğruna düzenlenmiş bir oyun muydu? Michael Jackson şu an hala yaşıyor olabilir mi? Bu sorulara cevap aramaya başlamadan önce, pop müziği tarihinin bu en parlak isminin en az ölümü kadar bilinmeyenlerle dolu, ilginç hayat hikayesine bir göz atalım. Michael Joseph Jackson 29 Ağustos 1958’de Birleşik Devletler İndiana eyaletinde Afro Amerikalı işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Joseph Walter “Joe” Jackson ve Katherine Esther Scruse’un 10 çocuğundan 8’cisiydi. Babası bir çelik fabrikası işçisi olarak çalışıyordu, annesi ise samimi bir Yehova Şahidi idi. Michael çocukluğundan itibaren tam bir müzik aşığıydı. Tüm çocuklarının müzik yeteneğini keşfeden baba, 5 kardeşten oluşan Jackson-5 müzik grubunu kurdu. O sırada 6 yaşında olan Michael, ilk önce yedek müzisyen olarak başladı, daha sonra ise Jackson 5 aile müzik grubunun solisti oldu. Jackson 5 grubu, Orta Batı’ya yaptığı turne sırasında, siyahilerin takıldığı ucuz kulüplerde başarılı bir performans sergiledi. Bir süre sonra Jackson-5 yerel bir müzik yarışmasını kazandı. Bu başarı çocuklara şöhretin kapılarını açtı. Ardından albüm teklifleri gelmeye başladı. İlk kez Steeltown Record plak şirketi tarafından yayınlanan ilk single’ları “Big Boy” maalesef pek bir başarı elde edemedi. 1968 yılında ise, Motown Records’la sözleşme imzalandı ve şirket Jackson kardeşlerden Los Angeles’a gelmelerini istedi. Bir sonraki yıl “Diana Ross, Jackson 5’i Sunar” adlı ilk albümlerini çıkardılar. Michael o sırada 10 yaşındaydı. Erken yaşta gelen büyük şöhret, ağır bir bedeli de beraberinde getirmişti. Günün ilk yarısı okulda geçiyordu, sonra ise gece yarılarına dek süren provalar. Çocuğun başka hiçbir şeye fırsatı kalmıyordu; Michael çocukluğunu yaşamaktan mahrum kalmıştı. “Çok iyi hatırlıyorum; stüdyoya giden yol üzerinde içinde çocukların oynadığı, gürültü çıkardığı bir park vardı. Oradan geçerken ağlardım, çünkü gidip onlara katılamıyordum, çalışmak zorundaydım.” Çocukluğundan itibaren hayatının sonuna dek hiç parka, sinemaya gidememek, alışverişe çıkamamak, özgürlüğün ne olduğundan habersiz geçen bir hayat, ödenen büyük bir bedeldi.. Korumaları bir an bile yanından ayrılmıyordu; onu büyük başarısının sonuçlarından korumak için. Tüm bunlar yetmezmiş gibi, bir de yıllar sonra ortaya çıkan acı bir gerçek daha vardı. Baba Josef Jackson’ın acımasız disiplini.. Bir röportajı sırasında Michael’ın anlattığına göre, provalar sırasında babası elinde kemerle bekliyormuş. Her hangi biri, en ufak bir hata yapmaya görsün, o kemer acımasızca her yerlerine inmeye başlıyordu. Sadece kemer de değil, ütü kablosu veya o sırada eline geçecek ne varsa.. Bazen dövmekle de yetinmez, çocuklarını var gücüyle duvarlara vurmaya başlardı.. “O sırada babamdan nefret ederdim.. İşte bu nedenle hayatım boyunca çocuklarıma parmağımla bile dokunmadım. Çünkü benim o zamanlar babama karşı hissettiklerimi bana karşı hissetmelerini istemiyorum.” Baba Josef, çocuklarının “oğlum” demez, kendisine “baba” denmesini de sevmezdi. “Diana Ross, Jackson 5’i Sunar” albümünün çıkış parçası olan ‘I Want You Back’ kısa sürede ABC’nin “en çok satanlar” listesine girdi. Arkasından çıkan şarkıların her biri de “Billboard Hot 100” listesinin 1 numarası oldu. Michael grubun yanı sıra ilk solo single’ı olan Got To Be There ile solo kariyerine de başlamış oldu. Şarkı büyük bir başarı yakaladı ve Michael Jackson’a solo şarkıcı olarak büyük bir şöhret getirdi. Jackson 5 grubu 1975’te Motown Records ile ilişkisini sonlandırdı. Aynı yıl Epic Records ile yeni isimleri olan “Jacksons” adı altında yeniden bir araya geldiler. 1976’dan 1984’e kadar grup uluslararası turneye çıktı ve peşpeşe altı albüm çıkardı. O, bu süre boyunca grubun önde gelen şarkı yazarıydı. Birbiri ardına çıkan hit parçalar, onun imzasını taşıyordu. 1979 yılında Quincy Jones ortaklığıyla ‘Off the Wall’ adlı ilk solo albümünü çıkardı. Büyük başarı yakalayan albüm, Amerikan müzik tarihinde çıkmış en iyi 4 hitten biri olarak tüm dünyada 20 milyon sattı. 1980’li yılların başları, popüler müziğin duraklama dönemiydi. Disko dönemi artık geride kalmıştı ama yerine geçecek olan yeni tarzın, bir yorumcunun tabiriyle “hiç acelesi yoktu”. Albüm satışları düşmüştü, yeni fikirlere ihtiyaç vardı. Derken, müzik piyasalarına sürülen yeni bir albüm öyle bir patlamaya neden oldu ki, sadece piyasayı sarsmakla kalmadı, pop müziğin yönünü de başka tarafa çevirdi. ‘Off the Wall’dan daha büyük bir etki yaratma arzusu, 1982’de yayınlanan “Thriller” albümünün esin kaynağı olmuştu. 30 Kasım’daki çıkışıyla birlikte bu albüm tüm listeleri altüst etti, büyük bir satış rekoru kırdı ve dünya çapında tüm zamanların en çok satan albümü oldu. Müzik listelerinde 37 hafta boyunca 1 numara, 80 hafta boyunca da ilk 10’un içinde yer aldı. Albüm dünyada 65 milyon kopya sattı ve ABD’de Double Diamond statüsü kazandı. O yılki Time dergisi Jackson’la ilgili şunları yazdı: “80’lerin ritmini belirlemiş bir besteci, inanılmaz hareketler sergileyen bir dansçı ve tarzıyla tüm zevklerin ve renklerin sınırlarını aşmış bir şarkıcı olan Michael Jackson, müzik sektörünün tek kişilik kurtarıcı timidir.” Thriller bu gün hala “Tüm zamanların en çok satmış albümü” rekorunu elinde tutmaktadır. O dönemler kısa videofilm şeklindeki müzik klipleri gittikçe yaygınlaşmaya başlamıştı ve ilk kez 1981 yılında yalnızca bu tür klipleri yayınlamak amacıyla bir TV kanalı kuruldu. Yayın hayatına başlamasından sadece 1 yıl sonra çıkan Thriller parçasının klibi, MTV’nin dikkat çekmesini ve hızlı yükselişini sağlayan bir fırlama tahtası olmakla kalmadı, kanalı kuşaklar boyu sürecek gerçek bir kültür fenomeni haline getirdi. Bu klip, aslında bir klipten ziyade 14 dakikalık kısa metraj bir filmdi. Giriş, gelişme, kulminasyon ve sonuç şeklinde tasarlanan bu klibin ideası o dönemin ünlü filmlerinden biri olan “Kurt Adam Londra’da” adlı filmden çok etkilenen Michael’a aitti. Micheal Jackson’a aitti. Klip bir az da korku filmleriyle dalga geçen bir parodi özelliği taşıyordu. Sinemadan çıkarak yolda yürüyen genç bir çiftin etrafı, zombiler tarafından çevriliyor. O sırada genç adamın da zombiye dönüştüğü görülüyor. Klibin sonunda ise kızın aslında rüya gördüğü anlaşılıyor ve yanına gelen sevgilisi ona sarılarak alıp götürüyor. Odadan çıkarken, son saniyede objektife bakan Michael’ın gözlerinin değiştiği görülüyor ve fonda ürpertici bir kahkaha sesi duyuluyor. Bu kahkaha sesi ünlü aktör Vincent Price’a aitti. Klip o kadar yoğun bir ilgi görmüştü ki, MTV saatte iki defa yayınlamak zorunda kalmıştı. “Geceyarısı yaklaşıyor ve karanlıkta kötü bir şeyler pusu kurmuş, Ay ışığında kalbini durduracak bir manzara görüyorsun, Çığlık atmaya çalışıyorsun ama dehşetten nutkun tutulmuş. Sana gözlerini diktiğinde taş kesiliyorsun, felç olmuşsun. Çünkü bu bir korku filmi, korku gecesi. Ve seni kimse kurtaramaz saldırmak üzere olan canavardan.”

Kaan Ünsal Alphan’ın Kalemiden Michael Joseph Jackson Bu yazı Telif hakları korunan bir yazıdır kopyalanması tehlikeli ve yasaktır..

Biz Kmarashaber.CoM ekibi olarak Kaan Ünsal dostumuza çok teşekkür ederiz saygılarımızı sunarız

Ve sizlere Kaan Ünsal Alphan’dan Michael Joseph Jackson belgeseli buyrunuz keyifle izleyiniz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir